SPOR TRAVMATOLOJİSİ

Günümüzde spor, modern yaşantının giderek daha da önemli bir parçası haline gelmektedir.

Artık daha çok boş vaktimizin olması ve sporu aktif olarak yapabilmemize olanak sağlanmış olmasıdır. Bunun yanında biyolojik spor yaşının giderek ileri doğru kayması günlük yaşantımıza sporun daha çok katılmasında büyük etkendir.

Sportif aktiviteler sırasında meydana gelen her türlü hasara spor yaralanmaları denilebilir. Spor yaralanma­larında, yaralanan vücut bölümlerinin, organın kısa zamanda tüm fonksiyonu­nun yeniden kazandırılması veya bo­zukluğun en aza indirilmesi gibi konular­la uğraşan bilim dalına da spor travmatolojisi denir. Spor yaralanmalarının sebepleri çok farklıdır ve yapılan spora göre farklılıklar gösterir. Akut yaralanmaların yanı sıra aşırı yüklenmeden doğan hasarlar da spor travmatolojisinde giderek artan bir rol oynamaya başlamıştır.

Spor performansının sınırları, birçok spor dalında, bağlantı ve destek dokularının yüklenme sınırına bağlıdır. Gerçek yüklenme, kişisel yüklenme sınırından fazla olduğu zaman kronik mikro travmalara yol açar. Bu da destek ve bağlantı dokusunun sakatlanmasına yol açmaktadır.

Sporcu aşırı yüklenmeyi kas-kiriş tahrişi ve eklem ağrıları olarak algılar. Kronik, aşırı ve yanlış yüklenmeler erkenden anlaşılmaz, işlevsel analizi yapılmaz ve uygun bir şekilde tedavi edilmezse, geri dönüşü olmayan eklem ve yumuşak doku hasarlarına yol açar.

Spor travmatoloji uzmanlarının görevi, spor dalına özel yaralanma şekillerini veya yüklenme hasarlarını erkenden teşhis etmek ve özel bir tedavi uygulamaktır. Doktor, fizyoterapist, antrenör ve sporcu arasındaki takım işbirliği; zorluksuz bir geçişe, spor dalına özel rizikosuz antrenmana ve yarışmaya ulaşabilmek için önemlidir.

sizden gelenler

yorumlarınızı bırakmak için facebook sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.